Depresif bozukluklar, bireyin duygudurumunu, düşüncelerini, bedensel işlevlerini ve yaşam enerjisini etkileyen; sürekli üzüntü, umutsuzluk ve isteksizlik ile seyreden ruhsal bozukluklardır. Günümüzde depresyon, dünya genelinde iş gücü kaybına yol açan en yaygın ruhsal hastalık olarak kabul edilmektedir.
Depresyon yalnızca “üzgün hissetmek” değildir; kişinin günlük işlevselliğini belirgin biçimde bozan biyolojik, psikolojik ve sosyal kökenli bir rahatsızlıktır.Kadıköy Suadiye’deki kliniğinde Psikiyatrist Dr. Turan Çetin, depresif bozuklukların tanı, tedavi ve rehabilitasyon süreçlerinde bilimsel, kişiye özel yaklaşımlar uygulamaktadır.
Depresif Bozukluk Nedir?
Depresif bozukluk, en az iki hafta süren ve kişinin normal yaşam işlevlerini (iş, okul, sosyal ilişkiler, özbakım vb.) olumsuz etkileyen çökkün duygu durumu ile karakterizedir.
Bu dönemlerde kişi genellikle üzgün, boşlukta veya umutsuz hisseder; zevk aldığı etkinliklere ilgi kaybı, uyku ve iştah değişiklikleri, enerji azlığı, yoğun suçluluk veya değersizlik duyguları ortaya çıkar.
Depresif Bozukluk Türleri
DSM-5 sınıflandırmasına göre depresyon birden fazla türde görülebilir:
1. Majör Depresif Bozukluk (MDB)
En yaygın depresyon türüdür. En az iki hafta süren çökkünlük ve ilgi-istek kaybı (anhedoni) temel belirtilerdir.
Günlük yaşam işlevselliğinde belirgin bozulma vardır.
Belirtiler:
- Gün boyu süren üzüntü, boşluk hissi, ağlama nöbetleri
- Daha önce zevk veren etkinliklere ilgi/istek kaybı
- Uyku bozuklukları (az ya da çok uyuma)
- İştah ve kilo değişiklikleri
- Yorgunluk, enerji kaybı
- Yoğun suçluluk, değersizlik veya çaresizlik
- Dikkat güçlüğü, karar verememe
- Ölüm veya intihar düşünceleri
2. Süregen (Distimik) Bozukluk
En az iki yıl süren kronik düşük ruh haliyle seyreder. Belirtiler majör depresyona göre daha hafif ama süreğendir.
Kişi “hep biraz üzgün, isteksiz, yorgun” olduğunu söyler.
3. Mevsimsel Duygudurum Bozukluğu
Belirtiler genellikle sonbahar-kış aylarında başlar, ilkbahar-yaz aylarında azalır. Güneş ışığına maruziyetin azalmasıyla ilişkilidir.
4. Doğum Sonrası (Postpartum) Depresyon
Doğumdan sonraki ilk 6 ay içinde gelişebilir.
Yorgunluk, bebeğe karşı ilgisizlik veya aşırı kaygı, suçluluk ve ağlama nöbetleri görülebilir.
Hormonal değişimlere, uyku yoksunluğuna ve psikososyal streslere bağlı gelişir.
5. Melankolik Özellikli Depresyon
Belirgin sabah kötüleşmesi, erken uyanma, iştahsızlık, hızlı kilo kaybı ve yoğun suçluluk duyguları ile seyreder.
6. Psikotik Özellikli Depresyon
Depresif tabloya sanrılar (örneğin cezalandırılacağına inanma) veya halüsinasyonlar eşlik eder. Acil psikiyatrik tedavi gerektirir.
7. Atipik Özellikli Depresyon
Aşırı uyuma, fazla yeme, kilo artışı, kol ve bacaklarda ağırlık hissi gibi belirtilerle seyreder.
Kişi reddedilmeye karşı aşırı duyarlıdır.
DSM-5’e Göre Majör Depresif Bozukluk Tanı Kriterleri
Aşağıdaki belirtilerden en az beşinin, en az iki hafta boyunca, günün büyük bölümünde bulunması gerekir.
Belirtilerden biri mutlaka çökkün duygu durumu veya ilgi/istek kaybı olmalıdır:
- Çökkün duygu durumu
- İlgi veya zevk kaybı
- Kilo kaybı veya artışı, iştah değişikliği
- Uykusuzluk veya aşırı uyuma
- Psikomotor ajitasyon veya yavaşlama
- Yorgunluk veya enerji kaybı
- Değersizlik veya aşırı suçluluk duyguları
- Dikkat/karar verme güçlüğü
- Ölüm veya intihar düşünceleri
Belirtiler sosyal, mesleki ya da diğer önemli işlev alanlarında belirgin bozulmaya neden olur.
Madde kullanımı veya başka bir tıbbi duruma bağlı olmamalıdır.
Depresyonun Nedenleri
🔹 Biyolojik Faktörler
- Serotonin, norepinefrin, dopamin düzeylerinde dengesizlik
- Genetik yatkınlık (aile öyküsü olanlarda risk 2–3 kat artar)
- Tiroid, vitamin, demir, hormon dengesizlikleri
- İlaçlar veya madde kullanımı
🔹 Psikolojik Faktörler
- Çocukluk dönemi kayıpları veya travmalar
- Aşırı mükemmeliyetçilik, değersizlik inancı
- Uzun süreli stres ve başa çıkma güçlüğü
- Kendine yönelik olumsuz iç konuşmalar (“hiçbir şeyi hak etmiyorum”)
🔹 Sosyal Faktörler
- İş, ilişki veya aile sorunları
- Yalnızlık, izolasyon
- Ekonomik zorluklar
- Göç, şehir değişimi, sosyal destek eksikliği
Depresyonun Gidişi
Depresyon ani ya da yavaş gelişebilir. Bazı kişilerde bir kez yaşanırken, bazı kişilerde yinelenen ataklar görülebilir. Tedavi edilmezse kronikleşebilir ve yaşam kalitesini derin biçimde düşürür. Depresyonun biyolojik doğası gereği yalnızca “istek gücüyle” geçmesi beklenmemelidir; profesyonel destek gerektirir.
Tedavi Yöntemleri
Depresyon tedavi edilebilen bir hastalıktır. Tedavi planı kişiye göre belirlenir ve genellikle ilaç tedavisi + psikoterapi kombinasyonu en yüksek başarıyı sağlar.
1. Farmakoterapi (İlaç Tedavisi)
- SSRI (sertralin, essitalopram, fluoksetin vb.)
- SNRI (venlafaksin, duloksetin)
- Trisiklik antidepresanlar veya atipik antidepresanlar
- Duygudurum dengeleyiciler (özellikle bipolar eğilim varsa)
- İlaç tedavisinin etkisi genellikle 2–4 hafta içinde başlar.
- Tedavi süresi genellikle 6–12 ay, tekrarlayan ataklarda daha uzundur.
Uyarı: Antidepresanlar “bağımlılık yapmaz”; ancak düzenli kullanılmalı ve doktor kontrolünde kesilmelidir.
2. Psikoterapi Yaklaşımları
🔹 Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)
Depresyonun en güçlü psikoterapi yöntemidir. Negatif düşünce kalıplarını fark edip yeniden yapılandırmayı hedefler. Kişi olayları “çarpıtarak” yorumladığında (örneğin “her şey benim suçum”) bu düşünce biçimleri üzerinde çalışılır.
🔹 Kişilerarası Terapi (IPT)
İlişki çatışmaları, yas süreçleri, sosyal izolasyon gibi durumlarda etkilidir. Duygusal destek sistemini güçlendirmeye odaklanır.
🔹 Psikodinamik Terapi
Bilinçdışı çatışmaların ve geçmiş deneyimlerin bugünkü duygular üzerindeki etkisini ele alır.
🔹 Destekleyici Terapi
Kronik depresyonda sosyal işlevselliği güçlendirmek ve güven hissini artırmak için uygulanır.
3. Biyolojik Tedavi Seçenekleri
- Elektrokonvülsif Terapi (EKT): Dirençli ağır depresyonlarda hızlı etki sağlar.
- Transkraniyal Manyetik Stimülasyon (TMS): Beynin duygudurumla ilişkili bölgelerine odaklı manyetik alan uyarımı.
- Işık Tedavisi: Özellikle mevsimsel depresyonda etkilidir.
Evde ve Günlük Hayatta Dikkat Edilmesi Gerekenler
- Uyku düzeni oluşturun: Her gün aynı saatte uyuyup uyanın.
- Beslenmenizi düzenleyin: Omega-3, folik asit, B12 ve D vitamini açısından zengin beslenin.
- Fiziksel egzersiz yapın: Günde 30 dakikalık yürüyüş bile serotonin düzeyini artırır.
- Kafein, alkol, nikotin kullanımını sınırlayın.
- Küçük hedefler belirleyin ve başarı hissini pekiştirin.
- Yalnız kalmayın, güvenilir bir arkadaş ya da aile üyesiyle paylaşımda bulunun.
- Sosyal izolasyondan kaçının, günlük rutine küçük etkinlikler ekleyin.
Sık Sorulan Sorular
Depresyon kalıcı mıdır?
Hayır. Doğru tedaviyle çoğu kişi tamamen iyileşir. Tedavi edilmezse tekrarlayabilir.
İlaç kullanmak şart mı?
Orta ve ağır depresyonda ilaç tedavisi gereklidir. Hafif vakalarda psikoterapi yeterli olabilir.
Ne kadar sürede iyileşirim?
İlk belirtiler 2–4 haftada azalır; tam iyileşme genellikle 3 ay içinde olur. Ancak idame tedavi nüksü önler.
İntihar düşüncelerim varsa ne yapmalıyım?
Bu durumda acil psikiyatrik yardım gereklidir. 112’yi arayın veya en yakın acil servise başvurun.
Kadıköy Suadiye’de Depresyon Tedavisi
Psikiyatrist Dr. Turan Çetin, Kadıköy Suadiye – Bağdat Caddesi’ndeki kliniğinde depresyonun her alt türünde (majör, distimik, doğum sonrası, mevsimsel, atipik, psikotik) kanıta dayalı tedavi uygulamaktadır.
Tedavide amaç, yalnızca belirtileri hafifletmek değil; bireyin yaşam enerjisini yeniden kazanması, işlevselliğini artırması ve nüks riskini azaltmasıdır.
İlk görüşmede kapsamlı bir biyopsikososyal değerlendirme, ölçek temelli tanı ve kişiye özel tedavi planı yapılır.