Depresyon Belirtileri Nelerdir? Ne Zaman Psikiyatriste Başvurmalı?
Depresyon dediğimizde çoğu kişinin aklına ağlamak, yataktan kalkamamak gelir. Bunlar olabilir ama her zaman böyle görünmez.
Devamını OkuDikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), çocukluk çağında başlayan ancak yetişkinlikte de devam edebilen, dikkat, dürtü kontrolü ve davranış düzenleme becerilerini etkileyen nörogelişimsel bir bozukluktur.
Bu durum yalnızca “yaramazlık” ya da “dalgınlık” değildir; beynin dikkat ve davranış kontrol merkezlerinde farklı bir işleyiş söz konusudur.
Kadıköy Suadiye Psikiyatri Kliniği’nde hizmet veren Uzm. Dr. Turan Çetin, DEHB’nin hem çocukluk hem de yetişkinlik dönemindeki belirtilerini bilimsel temelli yaklaşımlarla değerlendirir ve kişiye özel terapi planları oluşturur.
DEHB, bireyin dikkatini toplama, organize olma, zamanı yönetme ve dürtülerini kontrol etme becerilerini etkileyen bir durumdur. Kişi odaklanmakta zorlanabilir, başladığı işleri tamamlayamaz veya düşünmeden hareket edebilir. Bu özellikler kişisel zayıflık değil, beynin dikkat ve dürtü düzenleme sistemlerindeki farklılıklardan kaynaklanır.
Belirtiler genellikle üç başlık altında toplanır:
Bazı bireylerde yalnızca dikkat sorunları ön plandayken, bazı kişilerde hiperaktivite ve dürtüsellik belirgindir.
Çocukluk çağında DEHB genellikle okul yıllarında fark edilir. Çocuk derste dikkatini toplamakta güçlük çeker, öğretmeninin yönergelerini dinlemekte zorlanır ve ödevlerini yarım bırakır. Sürekli kıpırdanabilir, sırasını beklemekte zorlanır veya sık sık konuşarak sınıf düzenini bozar.
Ev ortamında da eşyalarını kaybetme, oyunlarını yarım bırakma, dikkatini kısa sürede kaybetme gibi davranışlar sık görülür. Bu durum çoğu zaman “isteksizlik” ya da “disiplinsizlik” gibi algılansa da aslında nörolojik temelli bir dikkat sorunudur.
Uzm. Dr. Turan Çetin, çocuklarda dikkat eksikliğini değerlendirirken yalnızca davranışsal gözlemlerle değil; gelişim öyküsü, okul performansı ve aile dinamikleriyle birlikte bütüncül bir inceleme yapar.
Birçok kişi çocuklukta tanı almadığı için belirtilerini yetişkinlikte de taşır. Yetişkinlikte hiperaktivite genellikle azalır, ancak dikkat dağınıklığı, erteleme, unutkanlık, organize olamama ve sabırsızlık gibi belirtiler ön plana çıkar.
Yetişkin DEHB, iş hayatında plansızlık, randevulara geç kalma, odaklanamama ve ani kararlar verme gibi sorunlara neden olabilir. İlişkilerde sabırsızlık, duygusal iniş çıkışlar ve yoğun stres de tabloya eşlik edebilir.
Kadıköy Suadiye Psikiyatri Kliniği’nde yetişkin DEHB değerlendirmesi, kişinin yaşam öyküsü, davranış örüntüsü ve dikkat performansı üzerinden ayrıntılı biçimde yapılır. Amaç, yalnızca tanı koymak değil; kişinin dikkatini ve yaşam düzenini yeniden yapılandırmasına yardımcı olmaktır.
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nun nedeni tek bir faktör değildir. Genetik yatkınlık, beyin kimyasındaki farklılıklar ve çevresel koşullar bir araya gelerek tabloyu oluşturur. Ailede DEHB öyküsü bulunması, gebelik sırasında annenin stresli bir dönem geçirmesi, erken doğum veya düşük doğum ağırlığı gibi faktörler riski artırabilir. Araştırmalar, beynin dikkat ve dürtü kontrolünden sorumlu bölgelerinde bilgi aktarımının DEHB’de farklı çalıştığını göstermektedir. Bu farklılıklar kişinin dikkatini sürdürmesini, plan yapmasını ve sabırlı davranmasını zorlaştırabilir. Ancak doğru yönlendirmelerle bu beceriler geliştirilebilir.
Bu belirtiler yalnızca okul başarısını değil, sosyal ilişkileri ve özgüveni de etkiler. Çocuklarda bu nedenle kendine güven kaybı ve motivasyon eksikliği görülebilir.
Bu davranışlar, çocuğun ya da yetişkinin sosyal çevresinde yanlış anlaşılmasına neden olabilir. Oysa bu belirtiler “karakter” değil, davranış kontrolünde yaşanan biyolojik bir zorluktur.
DEHB tanısı yalnızca belirtilere bakarak konulmaz. Uzm. Dr. Turan Çetin tarafından yapılan ayrıntılı psikiyatrik değerlendirme; gözlem, aile görüşmeleri, okul raporları ve gerekirse dikkat testleriyle desteklenir.
Tanı koyulabilmesi için belirtilerin:
Doğru tanı, çocuğun ya da yetişkinin potansiyelini ortaya çıkarabilmesi açısından kritik öneme sahiptir.
Kadıköy Suadiye Psikiyatri Kliniği, DEHB tedavisinde ilaçsız psikososyal yöntemleri öncelikli olarak değerlendirir. Amaç, dikkat kontrolünü güçlendirmek, dürtüselliği azaltmak ve kişinin yaşam düzenini yeniden kurmasına yardımcı olmaktır.
Çocuklarda oyun temelli ve davranışsal terapi yöntemleriyle dikkat süresi, sabır ve odaklanma becerileri geliştirilebilir. Ebeveynlere de çocuğa nasıl yaklaşacakları, sınır koyma ve olumlu pekiştirme yöntemleri konusunda eğitim verilir Yetişkinlerde ise bilişsel davranışçı terapi ile odaklanmayı artırma, zamanı planlama ve ertelemeyi azaltma üzerine çalışılır.
Aile bireylerinin sürece dâhil edilmesi, tedavinin başarısını doğrudan etkiler. Aileler, DEHB’nin bir “disiplin sorunu” değil, “beyin temelli bir bozukluk” olduğunu öğrendikçe çocuklarına daha doğru destek verebilirler.
Dikkat eksikliği ya da hiperaktivite belirtileri, tedavi edilmediğinde akademik, mesleki ve sosyal yaşamı zorlaştırabilir. Ancak doğru destek ve uygun terapi ile kişi potansiyelini daha rahat ortaya koyar. DEHB’li bireyler genellikle yaratıcı, enerjik ve hızlı düşünen kişilerdir. Bu enerjinin doğru yönlendirilmesiyle üretken, başarılı ve tatmin edici bir yaşam mümkündür.
Uzm. Dr. Turan Çetin, Kadıköy Suadiye’deki kliniğinde her yaş grubuna yönelik bilimsel, bireyselleştirilmiş tedavi planları ile danışanlarını desteklemektedir.
Uzman psikiyatri ekibimiz en geç 24 saat içinde sizinle iletişime geçer.
Depresyon dediğimizde çoğu kişinin aklına ağlamak, yataktan kalkamamak gelir. Bunlar olabilir ama her zaman böyle görünmez.
Devamını Oku
Sabah kalkamamak, modern hayatın en sık şikâyetlerinden biri. Bazen uyku borcu, bazen yoğun tempo, bazen de ekran maruziyeti nedeniyle olur.
Devamını Oku
Hayır. Depresyon kalıcı olmak zorunda değildir. Ancak tedavi edilmezse uzayabilir ve tekrarlayabilir.
Devamını Oku