Panik Bozukluk Tedavisi Nasıl Yapılır? Belirtiler ve Tedavi Yöntemleri
Panik bozukluk tedavisi, tekrarlayan panik atakların ve bu atakların yeniden yaşanacağına ilişkin kaygının azaltılmasını ve tekrar oluşmasını önlemeyi amaçlar. Panik atak sırasında çarpıntı, nefes darlığı, göğüste sıkışma, baş dönmesi, terleme ve ölecekmiş yada delirecekmiş hissiyatını gibi belirtileinr olduğu bir tablodur. Bu belirtiler kişiyi günlük yaşamında zorlayabilir ve zamanla bazı ortamlardan kaçınmasına yada girmemesine neden olabilir. Ancak panik bozukluk tedavi edilebilen bir ruhsal sağlık sorunudur ve kişiye özel tredavi planlanmalıdır.
Tedavide psikoterapi, ilaç tedavisi veya bu iki yöntemin birlikte uygulanması gündeme gelebilir. Hangi yaklaşımın tercih edileceği belirtilerin şiddetine, ne kadar süredir devam ettiğine, kişinin yaşam koşullarına ve eşlik eden diğer sorunlara göre değerlendirilir.
Panik Bozukluk Tedavisi Nasıl Planlan malı?
Panik bozukluk tedavisinin ilk aşamalarından biri, yaşanan belirtilerin ayrıntılı şekilde değerlendirilmesidir. Panik atak benzeri belirtiler bazı fiziksel rahatsızlıklarda da görülebileceğinden, gerekli durumlarda tıbbi değerlendirme yapılması önemlidir. Örneği bir kalp kapak hastalığı olan mitral valv prolapsusu ile yaklaşık %30 oranında birliktelik gösterebilmnektedir. (kardiyoloji ile konsülte edilmesi bazı durumlarda gerekebilir).
Psikiyatri görüşmesinde panik atakların ne zaman başladığı, ne sıklıkta tekrarlandığı, kişinin ataklar arasında nasıl hissettiği ve belirli yer veya durumlardan kaçınıp kaçınmadığı ele alınabilir.
Tedavi planında yalnızca panik atakların kendisi değil, kişinin ataklara yönelik düşünceleri ve davranışları da dikkate alınır. Örneğin yeniden panik atak geçirme korkusu nedeniyle toplu taşımadan, kalabalık ortamlardan veya yalnız kalmaktan kaçınmak, sorunun günlük yaşam üzerindeki etkisini artırabilir.
Bilişsel Davranışçı Terapi
Panik bozuklukta en sık kullanılan psikoterapi yaklaşımlarından biri bilişsel davranışçı terapidir (BDT). Bu yöntemde panik sırasında ortaya çıkan düşünceler, bedensel belirtiler ve davranışlar arasındaki ilişki ele alınır.
Panik atak sırasında kalp çarpıntısı yaşayan bir kişinin bunu ciddi bir sağlık sorununun işareti olarak yorumlaması, korkunun daha da artmasına neden olabilir. Artan korku ise çarpıntı, nefes alma değişiklikleri veya baş dönmesi gibi bedensel belirtilerin daha belirgin hissedilmesine yol açabilir.
Terapi sürecinde kişi bu döngüyü fark etmeyi ve bedensel duyumları daha gerçekçi biçimde değerlendirmeyi öğrenebilir.
Kaçınma davranışlarının ele alınması ve yeniden düzenlenmesi
Panik bozuklukta kişi, daha önce panik yaşadığı veya kaçamayacağını düşündüğü ortamlardan uzaklaşmaya başlayabilir. Bu durum kısa vadede rahatlatıcı görünse de uzun vadede korkunun devam etmesine katkıda bulunabilir.
Terapi sırasında kaçınma davranışları ve korkulan durumlar, kişinin durumuna uygun şekilde ele alınabilir. Bazı terapi yöntemlerinde kontrollü maruz bırakma çalışmaları kullanılabilir. Amaç kişiyi zorlamak değil, korku döngüsünün güvenli ve planlı biçimde ele alınmasına yardımcı olmaktır.
Panik Bozuklukta İlaç Tedavisi
Bazı kişilerde panik bozukluk tedavisinin bir parçası olarak ilaç tedavisi değerlendirilebilir. Özellikle bazı antidepresan grupları panik bozukluk belirtilerinin kontrolünde kullanılabilir.
Antidepresanların kullanılmasının temel amacı yalnızca panik atak sırasında kişiyi sakinleştirmek değildir. Düzenli tedaviyle panik atakların ve beklenti kaygısının azalması hedeflenebilir.
Antidepresanlar hakkında sık karşılaşılan endişelerden biri bağımlılık konusudur. Panik bozukluk tedavisinde kullanılan birçok antidepresan klasik anlamda bağımlılık yapan ilaçlar değildir. Bununla birlikte bazı ilaçlar aniden bırakıldığında kesilme belirtileri görülebileceğinden, tedavinin sonlandırılması doktor tarafından planlanmalıdır.
Benzodiazepin grubu bazı ilaçlar ise farklı özelliklere sahiptir. Bu ilaçlarda tolerans ve bağımlılık riski bulunabildiğinden kullanım süresi ve gerekliliği hekim tarafından dikkatle değerlendirilir.
Panik Atak Sırasında Ne Yapılabilir?
Panik bozukluk tedavisi devam ederken kişinin panik belirtileriyle nasıl başa çıkacağını öğrenmesi de önemlidir. Panik atağın başlangıcında kişi yaşadığı bedensel duyumları tehlikeli olarak yorumladığında korku hızla artabilir.
Atak sırasında nefesi zorlayarak kontrol etmeye çalışmak yerine daha sakin ve doğal bir solunum ritmine dönmeye çalışmak yardımcı olabilir. Güvenli bir ortamda kalmak, bedensel belirtileri sürekli kontrol etmemek ve belirtilerin zaman içinde azalmasına izin vermek de başa çıkma sürecini destekleyebilir. Ancak sağlıklı olan kişinin bu durumu bizatihi yaşaması ve bunun bir ruhsal durum olduğunu farketmesi panik atak belirtilerini önemil ölçüde azalttığı görülmüştür.
Bununla birlikte bu yöntemler profesyonel tedavinin yerine geçmez. Özellikle tekrarlayan panik ataklar kişinin iş, eğitim, sosyal yaşam veya günlük aktivitelerini etkiliyorsa profesyonel değerlendirme önem taşır.
Panik Bozukluk Tedavisi Ne Kadar Sürer?
Panik bozukluk tedavisinin süresi herkes için aynı değildir. Bazı kişilerde belirtiler daha kısa sürede kontrol altına alınabilirken, bazı kişilerde daha uzun süreli takip gerekebilir.
Tedavinin süresini etkileyebilecek faktörler arasında panik atakların sıklığı, belirtilerin şiddeti, kaçınma davranışları, kişinin tedaviye verdiği yanıt ve eşlik eden depresyon ya da başka kaygı sorunları bulunabilir.
Belirtilerin azalması olumlu bir gelişme olsa da tedavinin nasıl sürdürüleceği veya sonlandırılacağı kişisel değerlendirme gerektirir. Özellikle ilaç kullanılıyorsa, kişi kendisini iyi hissettiği için ilacı kendi kararıyla bırakmamalıdır.
Panik Bozukluk ve Agorafobi İlişkisi
Panik bozukluğu olan bazı kişiler zamanla panik atak yaşama korkusuyla belirli yerlerden uzaklaşabilir. Evden tek başına çıkmamak, toplu taşıma kullanmamak veya kalabalık ortamlardan kaçınmak buna örnek olabilir.
Bu tür kaçınmalar belirgin hale geldiğinde agorafobi de değerlendirme konusu olabilir. Her panik bozukluk yaşayan kişide agorafobi görülmez. Ancak kaçınma davranışlarının tedavi sürecinde ele alınması, kişinin günlük yaşamını yeniden düzenleyebilmesi açısından önemlidir.
Kadıköy veya Suadiye gibi İstanbul'un farklı bölgelerinde psikiyatri desteği arayan kişiler, panik belirtilerinin yaşamlarını nasıl etkilediğini bir uzmanla değerlendirebilir. Uzm. Dr. Psikiyatrist Turan Çetin ile yapılacak bir görüşmede de panik atakların özellikleri, eşlik eden kaygılar ve uygun tedavi seçenekleri kişisel olarak ele alınabilir.
Panik Bozukluk Tedavi Edilebilir mi?
Panik bozukluk, kişinin yaşam kalitesini etkileyebilen ancak tedavi seçenekleri bulunan bir durumdur. Psikoterapi, ilaç tedavisi veya gerektiğinde bu yaklaşımların birlikte kullanılmasıyla belirtilerin kontrol altına alınması hedeflenebilir.
Önemli olan, panik atak belirtilerini görmezden gelmek veya kişinin kendi kendine ilaç kullanmaya başlaması yerine uygun bir değerlendirme yapılmasıdır. Özellikle ilk kez ortaya çıkan göğüs ağrısı, bayılma, ciddi nefes darlığı veya farklı ve şiddetli fiziksel belirtilerin yalnızca panik atak olduğu varsayılmamalıdır.
Sonuç
Panik bozukluk tedavisi kişiye özel olarak planlanır. Bilişsel davranışçı terapi, uygun durumlarda ilaç tedavisi ve yaşamın günlük işleyişini destekleyen başa çıkma yöntemleri tedavi sürecinde önemli yer tutabilir. Tedavinin amacı yalnızca panik atakların azalması değil, kişinin yeniden kaçınmadan ve sürekli kaygı yaşamadan günlük hayatına devam edebilmesini desteklemektir.
Bu bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır ve kişisel psikiyatrik değerlendirme yerine geçmez. Panik ataklarınız tekrarlıyorsa veya günlük yaşamınızı etkiliyorsa, uygun değerlendirme ve tedavi seçenekleri için bir psikiyatri uzmanına başvurmanız faydalı olabilir.
Yazar
Yazar
Dr. Turan Çetin
Psikiyatrist & Psikoterapist
Kadıköy Suadiye Psikiyatri Muayenehanesi’nde psikiyatrik tedavi ve psikoterapi hizmeti sunmaktadır.
Panik bozukluk nasıl tedavi edilir? isimli blog yazısında yer alan bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Uzman Dr. Turan Çetin tarafından hazırlanan bu içerik, profesyonel bir tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavi yerine geçmez. Durumunuzla ilgili her türlü sorunuz için lütfen yetkin bir uzmana başvurun.